Türkiye'nin milli içeceği ayran, hemen hemen her sofrada kendine yer bulur. Ancak gurme bir damak tadına sahipseniz, içtiğiniz ayranın dokusundaki farkı hemen hissedersiniz. Çoğu modern tesiste ayran, süt ve suyun doğrudan karıştırılıp ardından fermente edilmesiyle üretilir. Özerhisar'da ise süreç çok daha zahmetli ama bir o kadar değerlidir: Bizim ayranımız, önce kendi kazandığında demlenmiş tam kıvamlı bir yoğurttan doğar.
Neden mi yoğurt? Çünkü yoğurt, sütün en olgun, en karakterli halidir. Yoğurttan yapılan ayranın içimi "ağırbaşlıdır". Bardağa döküldüğünde pürüzsüz bir sıvı gibi akar, ağızda ipeksi bir doku bırakır. Özerhisar ayranında yapay karbonizasyon veya zorlama köpükler göremezsiniz; çünkü gerçek yoğurt ayranı, vakur duruşuyla kalitesini belli eder. Yoğurdun içindeki yararlı bakteriler, su ve kaya tuzuyla birleştiğinde ortaya çıkan elektrolit dengesi, özellikle sıcak yaz aylarında vücudun kaybettiği mineralleri geri kazanması için eşsiz bir kaynaktır.
Mide dostu yapısıyla bilinen yoğurt bazlı ayranımız, ağır yemeklerin yanında sindirimi kolaylaştırırken, tek başına tüketildiğinde ise ferahlatıcı bir öğün yerine geçer. İçeriğinde hiçbir kıvam arttırıcı, koruyucu veya stabilizatör bulunmaz. Sadece yoğurdun özü, saf su ve kristal kaya tuzu... Özerhisar cam şişesini her çalkaladığınızda, aslında o geleneksel yoğurt kültürünün suyla olan kusursuz dansına tanıklık edersiniz. Gerçek lezzet, saflıkta gizlidir.